ÖZET
Amaç:
Lökositoklastik vaskülit sıklıkla deri ve eklem bulguları ile ortaya çıkan küçük damarların inflamatuvar bir hastalığıdır. Bu çalışmanın amacı kliniğimizde lökositoklastik vaskülit tanısı alan hastaların klinik ve demografik özelliklerini tanımlamaktır.
Gereç ve Yöntemler:
Çalışmaya 2000-2009 yılları arasında kliniğimizde lökositoklastik vaskülit tanısı almış olan hastalar dahil edildi. Hastaların demografik özelliklerinin yanı sıra, deri lezyonlarının yeri, tipi, etiyolojisi; semptomların ve deri dışı bulguların varlığı; histopatolojik değerlendirme ve tedavi seçenekleri geriye dönük olarak değerlendirildi.
Bulgular:
Altmış hastanın (36 kadın, 24 erkek) yaş ortancası 44 idi. Kaşıntı (%25, n=15) ve ağrı (%18.3, n=11) en sık semptomlardı. Sıklıkla alt ekstremitede yerleşen deri lezyonları, çoğunlukla palpabl purpurik papül ve plaklar ile ortaya çıkmıştı. En sık etiyolojik faktör ilaçlardı (%25, n=15). Sistemik kortikosteroidler en sık tercih edilen tedavi seçeneğiydi (%38, n=23).
Sonuç:
Lökositoklastik vaskülit çoğunlukla ilaçlar tarafından tetiklenen, iyi seyirli, kendi kendini sınırlayan bir hastalıktır. En sık klinik formu alt ekstremitelerde yerleşen palpabl purpurik papül ve plaklardır. Altta yatan etiyolojinin belirlenmesi tedavide önemli bir basamak olmakla birlikte sistemik kortikosteroidler de etkin bir tedavi seçeneğidir. (Turk J Dermatol 2011; 5: 85-91)