Dermatoskopi deri lezyonlarinin ayirici tanisinda ve takibinde kullanilan non-invaziv in vivo bir yöntemdir. Ilk olarak pigmente lezyonlarin ayriminda kullanilan bu yöntem sonraki yillarda, pigmente olmayan tümörler, kollajen doku, tirnak, saç, enflamatuvar ve enfeksiyöz hastaliklarin ayriminda kullanilmistir (1). Çocukluk çaginda en sik görülen fungal enfeksiyon olan tinea kapitiste de bazi dermatoskopik bulgular gözlenir (Resim 1a). Dermatofitler saça adezyon gösterdiklerinde çesitli enzimler salgilarlar. Invazyonu saglayan bu enzimler saçta kirilma ve kivrilmalara neden olur. Dermatoskopik olarak saçlar “c” harfine benzeyebilir (virgül saç), zigzag seklinde görülebilir, tirbuson seklinde kivrimli hal alabilir ve kil gövdesi boyunca enine bantlar (mors alfabesi) tespit edilebilir (Resim 1b-d) (2). Ancak hastaligin kesin tanisi için etkenin gösterilmesi gerekir. Dermatofitik enfeksiyonlarda en sik kullanilan tani yöntemi potasyum hidroksit incelemelerdir (Resim 1e). Bu incelemelerde hifalarin görülmesini kolaylastirmak için potasyum hidroksite metilen mavisi veya Calcofluor beyazi eklenebilir. Metilen mavisi ile boyanan preparatlar isik mikroskobunda incelenebilirken, Calcofluor beyazi için immünofloresan mikroskop gerekir (Resim 1f).